Kelamcılar ile kastedilen: Kur’ân ve sünnet naslarına akılla te’vilde bulunan, Allah Teâlâ’nın isim ve sıfatları ile ilgili konularda delilsiz yorumlarda bulunan, sahabenin susup teslim oldukları konuda susmayan, haber-i vahidi hüccet saymayan kimselerdir. Kitap ve sünnetten kendilerine delil getirildiğinde, ona felsefî metotlarla açıklama getirenler, “Bu Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in zamanında böyleydi, şimdi biz başka şeye uyabiliriz” diyenler ve buna benzer aklî te’villerle naslara muhalefet edenler de yine bu kelamcılardandır. Şu ayet onları reddetmektedir:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır, yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en şerlisi muhdes olanlardır. Dine sonradan sokulan her şey bid’attır, her bid’at dalalettir ve her dalalet ateştedir.”
22 Aralık 2024 Pazar
21 Aralık 2024 Cumartesi
Allah’tan Başkasına Duâ İçin Seslenenler Müşriklere Benzer
Cahiliye toplumu; salih kimseler hakkında aşırıya giderek dua ve
ibadetlerinde onları Allah'a ortak koşar; Rasullerin ve salih kişilerin kabirlerini,
onların yaşadıkları yerleri mescid ve türbe haline getirir, kabir ve türbeleri
üzerine kandiller yakar, onlar için kurban keser, onların hürmetine yağmur
isteyip onlardan medet beklerler ve bu türbeleri bayram günlerinde ziyaret edip
birer bayram yeri haline getirirler ve bu şekilde onların kendileri için
şefaatçi olacaklarını zannederler.
Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur:
20 Aralık 2024 Cuma
Cehennemden Çıkarılan Muvahhidler
Cabir radıyallahu anh’den: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Ümmetimden bazıları, günahları sebebiyle azap
görürler ve Allah’ın kalmalarını dilediği kadar bir süre cehennemde kalacaklardır.
Sonra müşrikler onları ayıplayarak:
Veda Haccı Hutbesi
1773- Ebu Bekra radiyallahu anh’den: Nebî sallallahu aleyhi ve
sellem şöyle buyurdu:
إِنَّ الزَّمَانَ قَدِ ا ستَدَارَ كَهَ يئَتِهِ يَ ومَ خَلَقَ الل السَّمَوَاتِ وَا لَِ رضَ السَّنَ ة
ا ثنَا عَشَرَ شَ هرًا، مِ نهَا أَ ربَعَ ة ح ر م ثَلََثَ ة متَوَالِيَا ت ذو ا لقَ عدَةِ وَ ذو ا لحِجَّةِ
وَا ل محَرَّ م وَرَجَ ب شَ ه ر مضَرَ الَّذِي بَ ينَ جمَادَى وَشَ عبَانَ ث مَّ قَالَ أَيُّ شَ ه ر
هَذَا؟ ق لنَا الل وَرَ سول ه أَ علَ م قَالَ فَسَكَتَ حَتَّى ظَنَنَّا أَنَّ ه سَ يسَ ميهِ بِغَ يرِ ا سمِهِ
قَالَ أَلَ يسَ ذَا ا لحِجَّةِ؟ ق لنَا بَلَى قَالَ فَأَيُّ بَلَ د هَذَا؟ ق لنَا الل وَرَ سول ه أَ علَ م
قَالَ فَسَكَتَ حَتَّى ظَنَنَّا أَنَّ ه سَ يسَ ميهِ بِغَ يرِ ا سمِهِ قَالَ أَلَ يسَ ا لبَ لدَةَ؟ ق لنَا بَلَى
قَالَ فَأَيُّ يَ و م هَذَا؟ ق لنَا الل وَرَ سول ه أَ علَ م قَالَ فَسَكَتَ حَتَّى ظَ نَنَّا أَنَّ ه
سَ يسَ ميهِ بِغَ يرِ ا سمِهِ قَالَ أَلَ يسَ يَ ومَ النَّ حرِ؟ ق لنَا بَلَى يَا رَ سولَ اللِ قَالَ فَإِنَّ
دِمَاءَ ك م وَأَ موَالَ ك م - قَالَ محَمَّ د وَأَ حسِ ب ه قَالَ وَأَ عرَاضَ ك م - حَرَا م عَلَ ي ك م
كَ ح رمَةِ يَ ومِ ك م هَذَا فِ ي بَلَدِ ك م هَذَا فِي شَ هرِ ك م هَذَا وَسَتَ لقَ ونَ رَبَّ ك م
فَيَ سأَل ك م عَ ن أَ عمَالِ ك م فَلََ تَ رجِ عنَّ بَ عدِي كفَّارًا - أَ و ضلََّلً - يَ ضرِ ب
بَ ع ض ك م رِقَابَ بَ ع ض أَلَ لِ يبَ لغِ الشَّاهِ د ا لغَائِبَ فَلَعَلَّ بَ عضَ مَ ن ي ب ل غ ه
يَ كو ن أَ وعَى لَ ه مِ ن بَ عضِ مَ ن سَمِعَ ه ث مَّ قَالَ أَلَ هَ ل بَلَّ غ ت؟ مَرَّتَ ينِ
“Şüphesiz ki zaman, Allah'ın göklerle yeri yarattığı gündeki hey'eti gibi dönmüştür. Sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır ki üçü arka arkaya gelir: Zulka'de, Zulhicce ve Muharrem. Bir de iki Cemâd ile Şa'bân arasındaki Mudar'ın ayı Receb!” Sonra şunları söyledi:
17 Aralık 2024 Salı
Eşarîler’in Ehl-i Sünnete Uyduğu ve Muhalefet Ettikleri Konular
Uyum Gösterdikleri Konular:
1- Sahabe: Eşariler, sahabe hususunda Ehl-i Sünet’e
muhalefet etmezler. Onlara göre de sahabenin en üstünleri; Ebu Bekr, sonra
Ömer, sonra Osman, sonra Ali radiyallahu anhum ecmaindir. Sahabe arasında
geçenler hakkında sükût ederler, onlardan razı olurlar ve Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem’in ehl-i beytine dostluk ederler.
16 Aralık 2024 Pazartesi
Selefe Muhalefet Edenlerden Sakınma Emri
Selefî: Kur’ân ve sünneti anlama ve yaşama metotlarında
bu ümmetin selefi olan sahabe, tabiin ve tebau’t-tabiin’in anlayış ve
menheclerini esas alan, sünnetlere uymakta sebat edip, dinde çıkarılan
yeniliklere karşı çıkmada sabreden kimsedir. Selefî olduğunu iddia edip de ümmetin
selefine muhalefet edenler selefî değillerdir.
15 Aralık 2024 Pazar
Kitaplarda Buldukları Kur’ân ve Sünnet Naslarıyla Amel Edenlerin Övülmesi
Ebu Cum’a el-Ensari
radıyallahu anh dedi ki: “Biz şöyle dedik: “Ey Allah’ın rasulü! Bizden daha
büyük ecir alacak bir topluluk var mı? Biz sana iman ettik ve tabi olduk.” Buyurdu
ki:
“Sizin için buna ne engel olabilir ki, Allah’ın rasulü aranızdadır.
Size semadan vahiy gelmektedir ve ben sizin aranızdayım. Bilakis sizden sonra
bir toplum ki, kitap onlara iki levha arasında gelir, ona iman ederler ve onda
olanlarla amel ederler. İşte onlara sizin ecrinizden daha büyüğü verilecektir.”[1]
14 Aralık 2024 Cumartesi
Delilsiz Olarak Kutsallaştıranlar Müşriklere Benzer
el-Ma’rur b. Suveyd rahimehullah’tan: “Ömer b. El-Hattab radıyallahu anh
ile beraber yola çıktık. Yolda karşımıza bir mescid çıktı. İnsanlar hemen orada
namaz kılmaya başladılar. Ömer radıyallahu anh: “Bunlara ne oluyor?” dedi. “Bu
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in içinde namaz kıldığı bir mesciddir”
dediler. Bunun üzerine Ömer radıyallahu anh şöyle dedi:
“Ey insanlar! Muhakkak ki sizden öncekiler nebîlerinden kalanları ibadet
yerleri edinmelerinden dolayı helak oldular. Kim namaz vaktin de mescidlerden
geçerse orada namazı kılsın, aksi halde geçsin gitsin.”[1]
13 Aralık 2024 Cuma
Kâfirlerle Dostluk Kuranlar ve Onlara Yönetim Verenler Onlara Meyledenlerdendir
Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur:
“Ey îman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları kendinize dost edinmeyin,
Onlar birbirlerinin dostudurlar. İçinizden her kim onları dost edinirse, o
onlardandır. Allah, şüphesiz zâlim kimseleri doğru yola iletmez.” (Maide
51)
İbn Cerir, bu ayet hakkında der ki; “Kim müminleri bırakıp Yahudileri ve
Hıristiyanları dost edinirse onlardandır. Kim müminlere karşı onlara dostluk
ederse onların dinindendir. Zira herkes ancak dininden olanla veya üzerinde
olduğu şeye razı olarak dostluk eder. Onun dininden razı olduğu zaman onun
muhalifine de düşmanlık etmiş olur. Böylece onunla aynı hükme dâhil olur. Bu
yüzden bazı âlimler, Tağlib oğullarının kestikleri, kadınlarının nikâhlanması
ve benzer hususlarda onlar hakkında Hristiyanlar gibi hüküm vermişlerdir.
Nesepleri ve dinlerinin aslı farklı olsa da, İsrail oğullarına dostluklarından,
onlardan razı olmalarından ve onlara yardım etmelerinden ötürü böyle hüküm
verilmiştir. Bu açıkça, kim bir kimsenin dinini din edinirse onunla aynı
hükümdedir şeklindeki sözlerimizin doğrulunu göstermektedir…”
11 Aralık 2024 Çarşamba
Allah, Rasulü ve Müminler ile Alay Edenler Münafıklara Benzer
Münafıkların düşmanlık çehresi, müminlerle ve din ile alay etmeleri
şeklinde belirir. Nitekim Allah Kitab’ında, münafıkların müminlerle alay etme
şekillerini şöyle zikrediyor;
“(Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit “(Biz de) iman
ettik" derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile baş başa
kaldıklarında ise: “Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay
ediyoruz” derler. Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de
azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş
dolaşırlar.” (Bakara 14-15)